TBMM İklim Komisyonu, madencilik uzmanlarını dinledi

TBMM'de iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele için kurulan araştırma komisyonu, madencilik sektöründeki kurum ve kuruluşların temsilcilerini dinledi.

HABER
HABER
22 Haziran 2021 Salı 22:36
TBMM İklim Komisyonu, madencilik uzmanlarını dinledi

Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi, kuraklıkla mücadele ve su kaynaklarının verimli kullanılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu başkanlığında toplandı. Komisyonda, madencilik sektöründen temsilciler, milletvekillerine sunum yaptı. İstanbul Maden İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, Türkiye'de, 79 yıllık ortalama ömürde bir insanın, 797 ton maden kullandığına dikkat çekerek, "Bunlar; kil, alüminyum, kurşun, kömür, çinko, agrega, altın, bakır, petrol, doğal gaz, mermer, doğal taş ve tuzdan oluşmaktadır. Türkiye'de maden çıkarmak için kazılan alanların yüzde 85'i 0,25 kilometrekareden küçüktür" dedi.

Altın Madencileri Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz da Türkiye'deki altın potansiyeli hakkında bilgi verdi.

TOBB Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan, madencilik sektörü ve enerji sektörü arasında ilişki ile ilgili komisyon üyelerine bilgi verdi.

'EKSEN EĞİMİ DE ISINMA VE SOĞUMADA ETKİLİ OLMAKTADIR'

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Güven Önal, iklim değişikliğini, insanoğlunun 1800'lü yıllardan itibaren araştırmaya başladığını hatırlattı. Önal, iklim değişikliği ile ilgili bilimsel verileri paylaşarak şöyle dedi:

"İklim değişikliği ve küresel ısınma dünyanın güneşten, aydan ve uzayda bulunduğu konumdan dolayı aldığı radyasyondan kaynaklanmaktadır. Dünya, güneşin etrafında ortalama 400 bin yıl sürede değişen eliptik ve dairesel bir yörüngede hareket etmektedir. Eliptik yörünge soğuma, dairesel yörünge ise ısınma dönemlerini oluşturmaktadır. Eksen eğimi de ısınma ve soğumada etkili olmaktadır. Sera gazı ve diğer etkiler, yörünge hareketleri yanında ihmal edilebilir. Sera gazlarının atmosferin üst tabakalarında oluşturduğu yapı nedeniyle okyanuslardan ve buzullardan yansıyan radyasyon, atmosferin üst tabakalarından yansıyarak yer yüzüne dönmekte ve dünyayı ısıtmaktadır. Bu teori doğrudur ancak veri eksikliği nedeniyle ispatlanamayan bir teoridir. Avrupa tarihindeki sıcak ve soğuk dönemler bu teoriyi geçersiz kılmaktadır. Negatif sonuçlara rağmen G-7, bu teoriyi BM'ye kabul ettirerek Rio, Kyoto ve Paris toplantı ve yaptırımlarını organize etmişlerdir."

'ANADOLU HER TÜRLÜ VARLIĞA SAHİP'

Anadolu'nun küçük bir kıta olduğunu, burada bir kıtada olması gereken her türlü varlığın bulunduğuna dikkat çeken Önal, zenginliklerini şöyle anlattı:

"Rahmetli Demirel'in bir lafı vardı; 'Biz zengin toprakların fakir bekçisiyiz' diyordu. Hiçbir zaman zengin toprakların fakir bekçisi olmayalım. Türkiye gelişmekte olan bir ülke. Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkeler için bir dolu tuzak var. G-6 ile başlayan ve şimdi G-7 olan bu kuruluş, şu an dünyayı yönetiyor. Her yerin ekonomik çıkarlarını kendi çıkarlarını üstte tutarak ayarlıyor ve diğer ülkeler de buna göre hareket ediyor. 20 milyar ton kömürümüz var. 20 milyar ton kömürdeki gaz oranı minimum 20 trilyon metreküptür. Biz 500 milyar metreküp doğal gaz rezervi bulduk diye seviniyoruz ama 20 trilyon metreküp elimizin altında. Kömür, petrol ve doğal gazın hepsi hidrokarbon. Hepsinin emisyonları da aynı. Kömüre pis dedik, ötekilerine temiz diyoruz ama kömürün tek pisliği, iyi yakmamaktan ortaya çıkan parça emisyonudur."

KAYNAK : DHA
Son Güncelleme: 22.06.2021 22:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol