Tedarik zincirinde Türkiye, Latin Amerika ve Afrika öne çıkacak

C2FO Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu, salgınla birlikte değişiklikler olması beklenen küresel tedarik zincirine ilişkin, "Türkiye, Latin Amerika, Afrika gibi bölgelerden yapılacak satın alımların önümüzdeki yıllarda genişlemesini bekliyoruz." dedi.

19 Ekim 2020 Pazartesi 12:07
Tedarik zincirinde Türkiye, Latin Amerika ve Afrika öne çıkacak

C2FO (Collaborative Cash Flow Optimization) Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu, salgınla birlikte değişiklikler olması beklenen küresel tedarik zincirine ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

 

Uzun vadede doğru adımlar atılması sonucu Türkiye'nin, bölgesel bir tedarik merkezi olarak dünya ticaretinden aldığı payı hızla artırabileceğini vurgulayan Keçecioğlu, "Küresel tedarik zincirindeki coğrafi kaymaları 180 ülkeden 1 milyonu aşkın tedarikçinin kayıtlı olduğu C2FO sisteminde izlemek mümkün. Bu çerçevede, Türkiye, Latin Amerika, Afrika gibi bölgelerden yapılacak satın alımların önümüzdeki yıllarda genişlemesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Salgının, nihai başarı elde edilene kadar tüm dünyada ve Türkiye'de bir belirsizlik faktörü olmaya devam edeceğini aktaran Keçecioğlu, "İlk dalganın aksine, bazı hayati olmayan aktivitelerin kısıtlanması ya da yasaklanmasının ötesinde, ekonomilerde tam bir kapanmanın tekrar yaşanmasını beklemiyoruz." dedi.

 

 

Kısa vadede küresel ölçekli nakit akışı işlemlerine ilişkin beklentilerini açıklayan Keçecioğlu, şunları kaydetti: "Kısa vadede, merkez bankalarının genişlemeci para politikalarına rağmen KOBİ niteliğindeki işletmelerin finansmana erişimde zorluklar yaşadığını gözlemledik ve belirsizlikler devam ettiği sürece risk tabanlı kredi mekanizması nedeniyle finans kesiminin muhafazakar duruşu devam edebilir. Tedarik zincirini ayakta tutmak isteyen, bunun için bankacılık kaynaklarını kullanmayı tercih eden büyük ölçekli firmaların sayısı artıyor. Örneğin, Amerika'dan Uzak Doğu'ya kadar C2FO'nun fonlama partnerlerinin sayısında hızlı bir artış var. Türkiye'de de C2FO'nun önümüzdeki dönemde hizmet vereceği büyük ölçekli firmaların tedarik zincirine kaynak aktarmaya sıcak bakan yerli ve uluslararası finans kurumlarıyla iş birliğine başladık."

"DİJİTALLEŞMEDE ZİHİNSEL DÖNÜŞÜMÜ SAĞLAMAK DAHA KIYMETLİ"

Çin'deki erken dönem gelişmelerden etkilenen şirketlerin dahi pandemi etkisindeki birinci yılını doldurmadıklarını hatırlatan Serden Keçecioğlu, "Bu kadar kısa bir sürede dijital dönüşümü başarmak son derece zor. Bu dönemde yapılanlar ancak bazı önemli iş akışlarının imkanlar ölçüsünde dijital süreçlere aktarılması olarak değerlendirilebilir." ifadelerini kullandı.

Keçecioğu, dijital dönüşümde donanım ve yazılım yatırımından daha kıymetli olan kısmın, zihinsel dönüşümü başarmak ve şirketin tüm insan kaynağının bu dönüşümü içselleştirmesini sağlamak olduğunu vurguladı.

Pandeminin, yıllar sürebilecek bu zihinsel dönüşümün çok hızlı gerçekleşmesini sağladığına işaret eden Keçecioğlu, şöyle devam etti: "Yeni normalde, 'acaba benzer bir süreç tekrar yaşanır mı?' endişesiyle işletmelerin tüm iş döngülerini, tedarikçi, çalışan ve müşteri yolculuklarını dijitalleştirme yarışına dahil ettiklerine tanık olabiliriz. Ülkemizde maalesef danışmanlık alma kültürü çok yaygın olmamakla birlikte böylesi önemli bir dönüşümde hızla ve başarıyla yol almak için teknik altyapısı güçlü, kültürel değişim yönetimi alanında tecrübeli danışmanlarla çalışmanın faydalı olacağını düşünüyorum."

"KOBİ'LER TÜM FİNANSAL ALTERNATİFLERİ İYİ DEĞERLENDİRMELİ"

KOBİ ve küçük ölçekli tarımsal aile işletmelerinin daha fazla üretim yapabilmek için yeni teknolojilere yatırım yapmaya ve daha çok tedarik sağlamaya ihtiyaçları olduğunu kaydeden Keçecioğlu, bunu finanse etmenin üç yolundan ikisinin, sermaye enjekte etmek ya da kredi ile büyümek olduğuna işaret etti. Keçecioğlu, "Bu kesimin sermaye birikimi yetersiz, kredi piyasası ise sürdürülebilir bir büyümeyi desteklemek için stabil değil. Üçüncü yöntem, alacakların etkin bir biçimde finansal enstrüman olarak kullanılması." diye konuştu.

"PAZARIN İHTİYAÇLARINI DOĞRU ANLAMAK ÖNEMLİ"

Serden Keçecioğlu, yapılan işlerde dünyada lider konumda olunsa dahi Türkiye gibi kendine özgü dinamikleri olan ülkelere bu başarıyı taşıyabilmenin temel şartının, pazarın ihtiyaçlarını doğru anlama ve buna uygun çözümler üretmekten geçtiğini söyledi. Dijital sermaye akışında adaptasyonun önemine işaret eden Keçecioğlu, şunları kaydetti: "Firmalar bize değil, biz firmaların iş yapış modeline adapte oluyoruz. Çalıştığımız büyük ölçekli şirketlerin gayet net tasarlanmış finansal performans göstergeleri oluyor. Çözümlerimiz sayesinde kendi finansal güçleri ile hem tedarikçilerinin hem de dağıtım kanallarının nakit akışını destekleyebiliyorlar. 'Bu destek, kendi likiditeleri ile mi yoksa dış kaynak ile mi sağlanmalı, desteğe en çok ihtiyaç duyan kesim nasıl tanımlanmalı, mevsimsellik gösteren işletmelerde süreç nasıl yönetilmeli, tedarik zincirinin performansını ya da sürdürülebilir skorunu yükseltmek için nasıl teşvikler kurgulanmalı' gibi konularda Türkiye'deki firmaların beklentilerini ve önceliklerini gözeten yapılar tasarlıyoruz."

Son Güncelleme: 19.10.2020 12:07
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol